Elazığ Merkez Aşağıdemirtaş (Aşağıholpenk)-Kesikköprü Köyü Web Sitesi

  • Decrease font size
  • Default font size
  • Increase font size
  • default color
  • red color
  • green color
Giriş Sayfam Yap

ANA SAYFA arrow MAHALLİ DİLİMİZ arrow Sivas Yöresi Lehçesi-2
Sivas Yöresi Lehçesi-2
I
 
Irganmak :hafif hafif sallanmak
Isınak :ocak, soba, güzüne gibi ısınma aracı
Issı :sahip
Issık :essik, çukur



İ
 
İbicek :kura, yazı-tura, tek-çüt
İçrek :içte kalan, mahrem, saklı, gizli
İğ :iplik bükülmeye yarayan alet
İğdiş :burkmak, burkulmuş, hadımlaştırılmış koç
İkicanlı :hamile, gebe
İlah :tanrı, allah, hak, rab, yaradan
İlaha :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
İleğen (illeğen) :leğen, yayvan kap, el yıkamak için kirli suyun akıtıldığı ağzı geniş kap
İlenmek :kötü duruma düşmesini dilemek
İley :çevre, etraf, muhit
Ilgım :çölde uzaktan su gibi görünen, serap
İlinmek :ilintisi olmak, taalluk etmek
Iklım :uzaktan gelen ses, ışık, serin eriyen kar yeli
İlmi ledün :gönül ilmi, irfan sırrı, yaradılışta kalbine konulan bilgiler
Imızganmak :uyku ile uyanıklık arası bir durum
İlmek :düğüm, ilmik
İreçber :çiftçi
İrehber :rehber, kılavuz, yol gösteren
İrezil :rezil, Türkçe ses uyumu kuralına göre öztürkçe sözcükler "r" ile başlamaz. Uyum için önüne bir ünlü harf  getirilir
irfan sırrı :ilmi ledün, gönül ilmi, Allahın yaradılışta kulun kalbine koyduğu bilgi
İşlik :gömlek, içe giyilen fanila
İvecen :aceleci, carı, acil, acele eden



J



K

Kaaz :gız, herif, hanım, mirim, pirim,üstad v.b. Seslenme ifadesi
Kabacak :meşe ağacı
Kabara :fesin kenarındaki başı kabarık çiviler
Kabakuşluk vakti :gün ortasına yakın vakit, güneşin zenit noktasına yakın olduğu vakit
Kabuz :karpuz
Kadem :ayak, 30 cm. uzunluğunda ölçü birimi
Kadir :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kadiri Hay :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kağaz :medarı iftihar kelamı, saygıdeğer, sevgili, mirim, pirim, üstadım, keğiz
Kağırmak :kanırtmak, bükmek, eğmek
Kahan, kahand, kehan : ayırt etme, ayıklama
Kahnar :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kakılmak :batmak
Kalantor :zenginliğini göstermeye özenen kişi, kelli felli
Kalın :başlık, gelin adayı kıza öncül, mihir olarak verilen ayni ve nakdi çeyiz. kalıng
Kaltak :kuskunsuz eyer, arsız, namussuz kadın
Kamus :bütün
Kamus :bakırdan yapılmış büyükçe süzgeç
Kanıh, kanık :yetinen, gözü çokta olmayan, kanaatkar
Kanıhlanmak, Kanıklanmak :kanaat etmek
Kanıhlık, kanıklık :kanaat, kanaatkarlık
Kannı :kanlı
Karameş :bir çeşit aşık oyunu
Karartı :mal davar, gölge, vücut, gövde
Karasar :karaya çalan, esmer
Karaşın :karaya çalan, esmer
Karavaş :kadın hizmetçi, kadın köle, cariye
Karavul :devriye
Kargış :karış verme, beddua etme, ah çekme
Karıntı :rüzgar anafor, hortum
Karış vermek :beddua etmek, ah çekmek, hal dilekte bulunmak
Kav :Yazın kuru ot yiyen koyunun sidiğinin kumaşa emdirilerek yapılan çakmak fitili
Kavır :toklu, bir yaşındaki koyun
Kavi :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kayıl olmak :razı olmak
Kayyum :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kebir :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Keflemek :tehdit etmek
Kegız :kaaz, kağaz,medarı iftihar kelamı, saygıdeğer, sevgili, mirim, pirim, üstadım,
Kehan, kehand :ayıklama, ayırt etme
Kelağı :büyük zil, çıngırak
Kelamullah :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kelbe :kötü, kemter, kelp, aşağılık, köpek
Kele :boğa, tosun, tarla faresi
Keleği :tarla faresi
Kelep :halka, bukle, kıvrım
Keleş :kele, tosun, güzel, yakışıklı, yiğit, cesur
Kemre :gübre
Kepez :deniz kıyısında yerli kaya
Kepir :çorak toprak
Kerim :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kemre, kerme : koyun gübresinin tepelenmiş hali, kabuk
Kerme, kemre : ağıldaki davar gübresinin tepelenmiş hali, kabuk,
Kesik :gevşeklik, mahmurluk, rehavet
Kesimkesili :sözlü
Kesimkesmek :sözleşmek, anlaşmak, kararlaştırmak
Kesmik :kepekli alaf, kaba doğranmış saman
Kespek :işe yaramaz sap, saman, buğday kabuğu, kuvvetsiz, fersiz
Keyme :keyme ile kuyu dibi sulanmaz.
Kıcı :kırcı, ufak taneli dolu
Kiçi :küçük
Kıdem :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kikirik :zayıf ince uzun boylu kimse
Kılağılamak :kılağını almak, deriye sürterek kılağısını almak
Kımçı :ince değnek
Kimi :gibi
Kılık :şekil, şimal, görünüş, giyim, kuşam, tip
Kılınmak :alttan almak, yaltaklanmak
Kiliz :saz, kamış
Kırağ :kenar
Kirde :mısır unuyla yapılan pide
Kirkit :halı-kilim dokumada kullanılan argacı sıkıştırmaya yarayan alet
Kirtik :küçük parça
Kis :kirli saçta oluşan kepek, parazit yavrusu
Kıssahan :kıssa, hikaye anlatan kimse
Kişelemek :kovmak, kaçırtmak, sürmek, sürüp çıkartmak
Kıyamullah :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kızağıya gelmek :hayvanlarda çiftleşme isteği, kızışma
Kizik :kızartılmış kuyruk, kıkırdak
Kizir :köy bekçisi
Kodük :sıpa
Koğ :dedikodu
Koğcu, koğucu :dedikoducu
Kokoroz :çirkin insan
Kotan :büyük saban
Kovucu :gammaz, fitçi
Koyak :iki dağ arasında kalan arazi, vadi
Koyar :iki akarsuyun birleştiği yer
Koyuntu :acı, keder
Koyurtmaç :yeni sağılan davar sütünün bir kabla soğuk su içine konularak yoğunlaşmış hali
Koz, goz :güç, kudret, ceviz
Köcek :ekilen tarlada filizin bir karış büyümüş hali
Kölolam :kurbanın olam, kölen olam
Kömbe, köme :iki sac arasında pişirilen börek, çörek, köme, kömme
Köme, kömbe :iki sac arasında pişirilen börek, çörek, hamur işi
Köpüz :durgun su yüzeyini kaplayan kirli katman
Kösem :kösemen, sürünün önünde giden kılavuz koç veya teke
Kösnü :erkek ve dişinin birbirine duyduklar istek, şehvet
Kösnük :kösnü zamanı gelmiş olan
Kösnümek :eş isteme zamanı gelmek
Köstek :saç örgüsü, saç süsü, cep saati zinciri
Köşek :deve yavrusu, köçek
Köynek :gömlek, miltan
Kubarmak :mağrurlanmak, kendini övmek
Kubat :kaba, biçimsiz
Kubatlık :kabalık
Kubur :boru biçiminde uzunca kab, tuvaletten lağıma inen boru
Kuday :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kudüs :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kudret :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Kukuç :kayısı, şeftali gibi meyvelerin sert çekirdek kabuğu
Kulan :katır, yabani eşek
Kulun :at, eşeklerin yeni doğmuş yavrusu
Kunnacı :gebe, hamile (hayvanlarda)
Kurdalamak :Hoş olmayan bir şeyi veya bir konuyu gündeme getirip konuşmak, deşmek, eşiştirmek, karıştırmak
Kurşak :kuşak, kemer,
Kurtumcalık :ekin, ot biçiminin sona ermesi üzerine yenilen tatlı veya verilen hediye
Kuruluk :kurutulmuş davar gübresi, ahırlarda kuruluk olarak kullanılır.
Kutlu :kutsal, uğurlu
Kutsuz :uğursuz, mutsuz
Kuz :gölgede kalan yan
Kücü :dokumada eriş arasını açmaya yarayan alet ve ip düzeneği
Külfet :külfet, ev halkı
Külfet :ev halkı, küflet
Külhışır :un ufak, toz
Külleme :ateşli kül içinde pişirilen hamur işi
Kümül :bütün, tamamı
Küncü :susam
Künk :hakne, toprak büz
Küpleği :kazma, balta sap deliği
Küpleme :karın boşluğunda su toplanması
Kürtük :dağda büyük kar yığını
Kürtük :koyaklarda kar üstünde tutan, altından su geçen buz parçası
Kürün :hayvanların su içmesine yarayan yalak
Küseğen :çabuk küsen
Küşne :karaburçak
Küştere :uzun rende, değirmen taşı, bileği çarkı taşı



L

Lağap :lakap
Lağlanmak :lalanmak, biriyle alay etmek, dalga geçmek, tiye almak
Lah :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Lalanmak :lağlanmak, biriyle alay etmek, dalga geçmek, tiye almak
Lamekan :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Laşerik :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Latif :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Layla :ninni
Leken :kara batmamak için ayaklara takılan perdeli ayaklık
Lele :lala, mürebbi
leng :aksak, topal, sakat
Lenger :el-ayak yıkanılan büyük sini şeklinde bakırdan kab
Lenger :gemi demiri
Leyvaz : yeşil fasülye, baduç
Loda :üzerine toprak örtülmüş yığın
Loğ :toprağı sıkıştırmak için kullanılan taş silindir
Loğcak :loğu iki yandan tutan ağaç kollar
Loğdur ağacı :taş silindiri belli istikamette döndüren ağaç mekanizma
Loğlamak :Toprak damı loğ ile sıkıştırmak
Loğlamak :loğla sıkıştırmak
Lokmagöz :gözleri fırlak
Lök :deve, iri aşık kemiği, ağır oturaklı
Lüp :kolay ele geçirilen ve yenilen bedava şey
Lüpçü :lüp eden kişi, lüpe konmasını seven, bedavacı
 

M
 
Mabal :babal, vebal, günah
Mabut :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Macid :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mağ :ev, ağıl v.b. bölme
Mahana, mahna :bahane, neden
Mahledür :bakırdan ufak peynir, reçel v.b.tabağı
Mahrama :büyük mendil
Malak :manda yavrusu
Malamat :ifşa etmek, açıklamak, ayıbını ortaya koymak, rezil, kepaze
Malamga :yeni kesilen ağacı kuğa bıçağı ile soyarak yapılan hayvan yemi
Mandarlıg :hayvancılık
Malikilmülk :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Malkara :karaman, büyükbaş hayvan
Malkıran :sığır vebası
Malkoç :akıncı ovağı başı
Mallanmak :mal edinmek
Mana :bana
Manca :yemek, yeşil yapraklı sebze yemeği
Mani :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Manik :belik, yumak
Mapus :hapishane, tutukevi
Marah :merak, marak
Marak merak, marah
Mahrama :büyük battal boy mendil
Marsuvan :iriyarı, katır gibi eşek, Kıbrıs eşeği
Maslahat :danışma,
Maşala :meşale
Maşara :iri, iri mezru at yapılan tarla parçaları
Maşuk  :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Matal :koyun/oğlak derisi, tulum
Mayıl :mail, tutkun, meftun
Mayıs :sığır gübresi
Mazı :halı-kilim dokumada kullanılan argacı sıkıştırmaya yarayan alet, kağnı oku
Mecek :masta ucuna takılan metal kazıyacak
Mecid :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Medet :imdat, yardım et, insaf et
Mehel :uygun, denk
Mehman :mihman
Mehreç :mahreç, çıkış yeri, menşe, kaynak
Mehriban :mihriban, sevgili, şefkatli, merhametli
Meleş :iki kuzulu koyun
Melik :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Memecim :küçük simit
Men :ben
Merek :ahır
Merhele :merhale, evre, aşama, kerte
Metin :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Metleb :mesele, maksat, amaç, konu
Mevla :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mıh :büyük çivi
Mıhlamak :mıhla tutturmak, çivilemek, silahla vurmak
Mihman :konuk
Mihriban :yumuşak huylu
Miltan :köynek, gömlek, mintan
Mimsekü :evin içinde esas odada 70 cm yüksekte gençlere ayrılan bölüm
Min :bin
Minci :lor
Mintan :gömlek, köynek, miltan
Mitil :yüzü çekilmemiş yorgan, nevresim
Mırzıngı :kapının kilitleme sistemi
Mısmıl :iyi, temiz, doğru, dürüst, helal ve temiz hayvan eti
Mışmış :kayısı, zerdali
Möhkem :mükemmel, sağlam, kuvvetli
Möhtaç :muhtaç
Möteber :muteber, tanınmış, güvenilir, geçerli
Muahhit :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mucuk :bir ölçü birimi, gödükle yapılan ölçüm
Mugayat :mukayyet, göz kulak olma
Mugni :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Muğber :düşman, hasım
Muhanat, muhannet :cimri, nekes, ihsansız, alçak, namert
Muhsi :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Muhyi :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Muid :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Muiz :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mukaddim :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mukit :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Muksıt :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Muktedir :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Muncuk :boncuk
Munda :bunda
Musahap :müsahip kardeş, gönül kardeşliği
Musahip :sohbet arkadaşı, müsahip kardeş, gönül kardeşliği
Musavvir :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Musurman :Müslüman
Muştuluk :iyi haber için verilen hediye, müjdelik
Muy :tüy, kıl, saç, koku
Muzulamak :yavrusunu gören ineğin böğürmesi
Mübdi :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mücib :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Müdara :yüze gülen, dost gibi görünen
Müheymin :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mümin :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mümit :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Müntekim :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Müret :medet, mürvet, amanın yardım et, imdat
Müsahip :gönül bağıyla bir birine bağlanmış kardeş olmuş kişi, kan kardeşi
Müşkül :mesele, sorun
Müteali :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Mütekebbir :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Müzil :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Müzör :çaşıt, ispiyoncu, ele veren, fitneci
Müzörlemek :ispiyonlamak, ele vermek, ihbar etmek, fitnelemek



N
 
Nafi :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Nahas :ne sebeple, niçin? Nahas geldin?= Niçin geldin?
Neçe :nice
Nelbekiye :heybe, torba
Nemer, never :bahşiş
Neyniyem, niyneyem : neyime gerek, benim için hava hoş, sen bilirsin, takdir senin
Nöker :hizmetçi
Növ :yeni, növbahar, ilk bahar
Nur :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
 

O

Ohlö, ohlöv :oklava
Ohşamak :sevmek, dövmek
Oklaaç :oklava
Okuntu :davet (hediyeli)
Okuyucu :davetçi, davetiye veren kişi, ulak
Okuyuntu :okuntu, davet
Ollo :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Omaç :yufka makarna
Oncalayın :onun kadar, o kadar
Orçum :güvez, aç gözlü, şeşo
Otağım :Tuğum
Oyluk :gözün çukuru
 
 
Ö
 
Öd :edep, zaman, kutsal zaman tanrısı, öd tengri, safra
Öd ağacı :din törenlerinde ateşe atılan ve güzel koku veren ağaç
Ödek :Yaşlı, Muhterem, Pir, Bol sulu, Felek, Zaman, Kutsal Dağlar, Kutsal Zaman Dağları, adak, ücret, ödenek, ödenecek şey, tazminat, edebiyle ödeşenler
Ödekli :Ödek'ten olan, Ödek :Köyünden olan, Ücretli
Ödeksiz :Ücretsiz
Ödlek :korkak, çekingen, ödsüz (ödü korkudan patlamış anlamına)
Ödürtlemek :irdelemek, ucun ucun sormak, inceden inceye soruşturmak
Ölbe :ağaçtan yapılmış yuvarlak bal kutusu
Öllük :çocukların belendiği kuru toz halinde toprak
Önel :mehil, önceden verilen süre, önsüre
Önsüre :önel, mehil, önceden verilen süre
Örtme :yanlar üç duvarla çevrili ve üstü kapalı, açık taraf bahçeye bakan yazlık hususi balkon
Örüzgar :rüzgar
Ötürü :sebebiyle, dolaysıyla
Övlat :çocuk
 

P
 
Padişah :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Pağaç :sütle yapılan küp içinde pişirilen ekmek
Pahıl :muhannet, alçak, korkak, bulunduğu halde vermeyen, varı inkar eden
Pahıllık etmek :var olduğu halde yok demek, istememek, çekememek, kıskanmak
Paltar :palto
Pambık :pamuk
Papak :yün veya tiftikten örülmüş başlık, kar başlığı
Part :karın, göbek, partı büyük
Partal :palavracı
Partava :palavra, boş ve yalan konuşma
Partavacı :palavracı, boş ve yalan konuşan
Payalanmak :kendine pay çıkartmak, övünmek
Payıban :ayak bağı
Paylamak :pay etmek, üleştirmek, azarlamak, tezirlemek
Paysınmak :arsınmak, kendine pay çıkartmak, sakınmak
Peğ :duvarları yarı yıkılmış ev, oda, ağıl
Pendir :peynir
Pernek :az sayıda davarı olan ve bunu çoban evine otlattırmak için katan üye
Pesend :beğenen, beğenmiş
Peye :ahır, hayvanların bağlandığı bina
Peyik :haberci, salıkçı
Peyk :çatal, ayırmaç, ayraç, çad; uydu
Pılı pırtı :üst baş, tüm giysiler
Pılıg :kenarları çitirikli ortası delik küçük kömbe
Pilik :koçların boyunlarına takılan kömbe
Pilov :pilav, bulgur pilavı
Pij :şığla, filiz dalı, istenmeyen dal, istenmeyerek peydah olmuş (dal, kol, çocuk, v.b.)
Pine :çöpür veya yünden elde yapılmış yırtık çorap
Pineci :pine toplayan ve karşılında başka bir mal veren satıcı
Pin (pinmek) Dum, tüne
Pinlik kümes, pinnik
Pinnik pinlik, kümes
Pırtık :ufak
Pisik :kedi
Polad :çelik
Polathan :büyük tepsi
Pörtlek :patlakgöz
Pös :Çöp, zibil
Pöslük :çöplük, pösnük
Pösnük :çöplük, Pöslük, zibillik
Pul :madeni para, bozukluk, değersiz
Pus :pusmak, gizlenmek
Pür :yaprak, dolu, çok, fazla, sahip
Pürçekli :havuç
pürpürüm :ufalanmış, parçalanmış, paramparça, eskimiş,, lime lime


R

Rab :tanrı, allah, hak, ilah, yaradan
Rafi :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Rahim :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Rahman :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Rahmetullah :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Rakib :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Rauf :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Remzi :resmi, işareti
Reşit :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Rezzak :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Rıdvan :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
 

S
 
Sabur :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Sacı :hediye kurban, düğün yemeği
Sadalamak :ses vermek, seslenmek, seslendirmek, söylemek
Sadır :fide, domates fidesi
Sağalmak iyileşmek, iyi olmak
Sağcı :koyun-davar sağan kadın, kız
Sağdış/soldış :sağdıç/soldıç, gelinin sağında ve solundaki yardımcı
Sahan :kab, tas, kase
Sahanlık :merdivenden eve çıkarken 4 basamak yüksekte, kesme taşla yapılmış genişce saha
Sahat :saat
Sakındırak :hayvanların burunlarına takılarak onları dizginleyen yular, gem
Salaca :üstünde cenaze götürülen dört kollu düz tahta veya merdiven
Salahana :başıboş, seyip, sahipsiz, sorumsuz, işsiz, avare
Salamat :selamet, ferahlık, rahatlık
Salhım :salkım
Salıkçı :ulak, haberci, elçi
Samed :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Sancılmak :saplanmak
Sar :ser  
Savama :tekke
Savran :küme, öbek
Say mı? :sahi mi?, gerçek mi?
Saya :saye, gölge
Saya :üç etekli entari
Saya :üstü açık mal-davar ağılı
Savuşmak :geçmek, geçip gitmek
Sayacı :sacı toplayan, kurban, lokma v.s.toplayan kişi, çoban
Sayrımak :hastalanmak
Sayvan :gölgelik
Seğirtmek :ileri atılmak, aceleyle hareket etmek
Seheri :sabahı, öncesi
Seki :yüksekce oturmalık
Seklem :büyük çuval
Selam :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Semi :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Senebaduç :yeşil fasulye
Seullah :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Seyip :serbest, başıboş
Seyiplemek :serbest bırakmak, azat etmek
Sın :kırık-çıkık
Sınmak :kırılmak
Sınıhçı, sınıkçı :kırık-çıkıkçı
Sırfa :surfa, sofra
Siflenmek :ser sefil durmak, oyalanmak, iş yapar gibi durmak, boşa zaman harcamak
Sitil :galvanizli bakraç, kova
Siyeç :çeper, çiper, çalı çırpıdan yapılan çit
Sohum :lokma,ısırılan ekmek parçası yada ağızdaki yemek
Sokunmak :takınmak
Sora :sonra
Sorhunmak :bir işi isteksiz yapmak,içinden gelmemek, kerhen yapmak
Soyha, soyka :değersiz, kıymetsiz, uğursuz, soyukanlı, ölü veya esir giysisi
Sörenin beğler :bir çeşit aşık oyunu
Subhan :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Suçukmak :kendini suçlu bulmak, suçlu hissetmek
Sufat :sıfat, yüz, surat
Sulak :kuşlar için su kabı, sulanabilir arazi
Surfa :süfre, sofra
Sutara :bilezik
Suvarmak :su vermek, sulamak
Sürfe :surfa, sofra
Süllem :merdiven, ayakcah
Süluk :yola girme, tarikata bağlanma
Süme :öz, içinden gelen istek, doğaçlama
Sümeğine gitmek :içinden geldiği gibi, özünün istediği gibi davranma, planlamadan yapılan iş, doğaçlama yapmak
Süve (suve) :kapı, pencere kasası, kapı pencere başlarına konulan hatıl, körkasa



Ş

Şahenşah :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Şar :şehir . Şardan gelen benim, havadisi veren sensin.
Şarlak :şelale, cortan
Şarmıta :edepsizliği ile üste çıkan, dilbaz, düşük ahlaklı
Şavk :ışık
Şehid :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Şekur :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Şelek :sırtta taşınan yük, şilek
Şello :yalaka, bukalemun, kuyruk sallayan
Şellolenmek :yalakalanmak, kuyruk sallamak
Şeşo :orçum, gereğinden fazla özverili,
Şibelmek :şımarmak
Şığla :ince uzun sap, ekin, ot v.b. sapı, filiz dalı, pij
Şilek :şelek, sırtta taşınan yük
Şılın :çör, çöp, sap, zibil
Şılınlı :işini temiz yapmayan, arkasında çör çöp bırakan
Şimşir :kemik, kılıç
Şinik :kilenin sekizde biri değerinde hububat ölçeği
Şiplik :kırbaç, şip şip ses çıkartan
Şirni :kuruyemiş, tatlı
Şişek :genç dişi koyun
Şıvga :taze fidan
 

T
 
Taala :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Taat :tanrı buyruklarını yerine getirme, ibadet
Tahna, tahne :tenha, tehne
Tamaşa :temaşa, gösteri, şamata
Tanara :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Tanı :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Tanrı :allah, hak, rab, ilah, yaradan
Tapmak :bulmak
Tar :iki direk arasına çakılan mertek
Tartara :terazi
Tataba :kadın hizmetçi
Tavsır :resim
Tay :eş, iki taneden biri
Tehne :tahna, tenha, ıssız
Tehöv :vay anam, vay babam, ne bahtılı, seni bahtılı, hayret ünlemi
Tek-çüt :ibicek, yazı-tura, kura
Tekvin :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Telli :çok, pek çok
Tellisi :çoğu, pek çoğu
Tengri :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Tepir :tahta elek
Teşi :yün eğirme, iplik bükme aracı, iğ
Tev :hadi canım sen de, inanmıyorum.
Tevvab :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Teze :taze, yeni, turfanda
Tezelemek :yenilemek, filizlenmek
Tezermek :kaçmak
Tezid :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Tezir :ayıp, azar
Tezirlemek :ayıplamak, azarlamak, utandırmak
Tıfıl :küçük, cüce, kısa, çocuk, tifil
Tığ :harman yığını, oya işlemek için ucu kancalı iğne, kılıç
Timinneğ :dört gödük ölçüsünde olan kab.
Tınnıh :kuzu-gidik derisinden  süt, yoğurt, çorba kabı.
Tırhıd :bulgurdan yapılmış çorba
Tohnik :bulgur unu ve pekmezden yapılmış helva
Toklu :bir yaşındaki dişi kuzu, kavır
Tombak :tombalak, yuvarlak, top gibi, tortop
Tor :tınak, esneyen örgü, tuzak,
Torlak :genç, ham, toy, olgunlaşmamış, gelişmemiş
Torpah :toprak
Tovuh :tavuk
Töhene :dört mağ büyüklüğündeki kürsü odası
Töker :döker
Tumsu :yumru, tümseklik, yükseklik, tarla sınırı
Tutmut :ark tümseği, karıg tümseği, iki su çukuru arasındaki yükselti
Turap olmak :ayağının toprağı olmak, kulu, kölesi olmak
Tüfe :ocak, tandır yapmak için kullanılan kesme taş
Tüğmek :kaçmak, sıvışmak
Tüle :enekede bey/ciğa tarafının tersi
Tülek :hileci, tüyünü değiştiren
Tümsük :tümsek, tepecik
Tüvmek :kaçmak, sıvışmak
 
 
U
 
Ud :ut, utanma
Uğarmak (uvarmak) :tamir etmek, onarmak, yamamak
Uğur :ön
Uğrun :gizli; uğrun uğrun, gizli gizli
Uluk :ulu, büyük, güzel
Umaç :omaç, yufkadan makarna
Urmak :vurmak
Uruplağ :iki timinneğ ölçüsünde kab. Bir gaz tenekesi ölçüsünde kab.
Ut :ud, utanma
Utlu :utangaç
Uvarmak (uğarmak) :tamir etmek, onarmak, yamamak
Uz :uzman, usta, iyi, uzun, uygun
 

Ü
 
Üçün :için, diye
Ürüngül :sararıp solmuş, soluk, mat, rengi bozuk, zayıf, yıpranmış
Ütmek :kumar v.b. Oyunda kazanmak
Ütülmek :kumar v.b. Oyunda kaybetmek, yitirmek
Üvütmek :üğütmek, öğütmek
Üz :yüz
Üzük :yüzük
Üzülmek :incelmek, kopacak duruma gelmek


V

Vacid :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vahdaniyet :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vahid :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vala, vele :gelinin başına örtülen örtü, duvak
Vali :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vargel :arkacı geçirmek için erişi birbirinden ayırmaya yarayan kalın sopa
Vasi :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vechullah :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vedud :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vehhab :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vekil :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Veliy :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Vınlamak :hızla hareket etmek
Vızık :vızıldayan
Vücud :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
 

Y
 
Yadırgı :yabancı
Yağar :açık yara, kızıl yara, kanayan yara
Yağı :düşman
Yağlık :mendil
Yaha :yaka
Yahve :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Yalamuk :ağzı, burnu yara bere içinde olan
Yalavaç :peygamber
Yaldatmak :aldatmak
Yalloz :yalaka, bukalemun, kuyruk sallayan
Yaltag :yağ yakmak
Yanbeğliğin gitmek :Yörepten karşı tarafa geçmeden yürüyüp gitmek, yan yan gitmek
Yanıl :parlak kırmızı
Yanıl alma :kırmızı parlak elma
Yar :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Yara çıha :Allah belasını versin, yarası çıksın
Yarab :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Yaradan :tanrı, allah, hak, rab, ilah,
Yarag :nesne, gereç, merak
Yarlık :bebek önlüğü
Yarpız :narpız
Yassılmak :evetçi, sallabaş olmak. Ezilip büzülmek
Yassır olmak :tataban olmak, kulu kölesi olmak, esiri olmak
Yaşın yaşın :gizli gizli
Yaymak :otlatmak
Yaymak :yağ çıkartmak, tuluk yaymak
Yazma :başörtüsü
Yecir-terek :kab-kacak
Yekdiri yekdiri :topallayarak, ikizleterek yürümek
Yekinmek :teşebbüs etmek, davranmak
Yekte :siyah eteklik, yelek
Yelgin, yelkin :yel gibi, süratli, çabuk
Yelik (yeğlik) :hafif
Yelmek :yel gibi gitmek, aceleyle koşmak
Yelpik :yellik, nefes darlığı çeken
Yemeni :başörtüsü, ayakkabı
Yen, yengi :zafer, utku
Yerinmek :üzülmek
Yermek :kötülemek, eleştirmek
Yesir :esir, tutsak
Yetmek :ulaşmak, varmak, erişmek, imdadına koşmak
Yetişmek :varıp yardım etmek
Yezdan :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Yığmak :esirgemek, menetmek, zorlaştırmak
Yormak :yorumlamak, düş kurarak geleceğe dair hüküm kurmak
Yortmak :koşmak
Yortuşmak :koşuşturmak, yarışmak, rekabet etmek
Yoz :bozulmuş, karışık
Yörep :bayır, yokuş
Yuha :yufka, ince, hafif
Yumak :yıkamak, yün yumağı,
Yumuş :emir, talimat, söz, rica, hizmet
Yumuşmak :üşüşmek, toplaşmak
Yüksünmek :üzerine almak, paysınmak, kendine pay çıkartmak
Yülemek :bileğilemek, keskinleştirmek
Yülümek :saç veya sakalı kökünden kazımak, tıraş etmek, kesmek
Yüz görümlüğü :gelinin yüzü açılmadan görmek isteyenlerce takılan takı
 


Z
 
Zaga :oba, çadır, otağ, ev
Zahar :meğer, tersine
Zahir :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan
Zamanın behrinde :zamanında iken, bir zamanlar
Zayolmak :boşa gitmek, kaybolmak, ziyan olmak
Zebil :bol bol bulunan, gani
Zehmetkeş :zahmetli iş, çiftçi, çiftçilik
Zibil :çöp, pös, toz, çör çöp,
Zifir :yağ, bulaşık, karanlık, kara
Zilif :zülüf, yanaktaki saç telleri
Zırgıngin :kapıyı kilitlemeye yarayan ağaç sopa veya demir çengel
Zırza :kapı kilidi, demir çengel
Zırzıngı :kapıyı kilitlemeye yarayan demir çengel
Zoğal :zaval, zeval, dert
Zort :ek parça, son parçası
Zoval :zaval, zeval, dert, zoğal
Zubun : Kadınların giydikleri üç etekli kutnu giysi
Zülal :saf, arı, güzel, tatlı soğuk su, hafif
Zülcelal :tanrı, allah, hak, rab, ilah, yaradan 
 
< Önceki   Sonraki >

ELAZIĞ HAVA DURUMU

ANKARA
Giriş Sayfam Yap

SİTEYE ÜYELİK

Siteden daha iyi istifade etmek için üye olunuz.





Şifremi unuttum !
Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun

SİTE İSTATİSTİĞİ

Ziyaretçiler: 299056

KİMLER SİTEDE

Şu anda 14 ziyaretçi çevrimiçi

CANLI SOHBET KÖŞESİ

Lütfen Argo ve Küfür İçeren Kelimeler Kullanmayınız!